Akıl:Karşıt maddeler arasındaki çelişkilerin çözümü. Pratik akıl; insanın kendi özgür aklıyken, araçsal akıl ise teknolojisel esir aklıdır.  Aşk:Billurlaşmış (yoğun) sevgi.  Alfabe:Yazınsal ses anlatımları (abc).   Ambargo:Yaptırım.  Antagonizma:Uzlaşmaz karşıtlık (marksbilim) AKEL:Kıbrıs'ın Çalışan İnsanının İlerici Partisi.  Asimile Olmak:Sindirilmek.   Absurt:Saçma.  Adapte:Uyum.  Artıst:Sanatçı.  Asist:Yardım.   Adisyon:Hesap.  Aircondition:Havalandırma aracı.  Aktör:Erkek Sanatçı.  Aktris:Kadın Sanatçı.  Atraksiyon:Gösteri.  Aktif:Etkin.  Antipatik:Sevimsiz, itici.  Aktivite:Etkinlik.  Ambulans:Cankurtaran.  Anons:Duyurma.  Angaje:Dolu.  Antre:Eşik.   Air-bag:Hava yastığı.   Ambiyans:Hava, ortam.  Analiz:Çözümleme.   Agresif:Sınırlı.  Aksiyon:Eylem.  Anti:Karşıt.   Ampirik:Deneyimsel.  Aşena:Gökyüzü.  Aybars:Güçlü, kuvvetli.  Avıl:Çadırlar topluluğul.  Ajitasyon: Gizli yürütülen kışkırtma eylemii
 
Bilinç:İnsanın toplumsal olarak sinıfını bilmesi, gerçekliğin yansısı.  Bilinçüstü, bilinçaltı:Yanlış kavram, hatalı kullanım.   Bilinçüstü, bilinçaltı diye bir kavram yoktur.   Bilinçdışı, vardır.   Bodyguard:Koruma.  Bestseller:Çok satar.  Bilboard:Duyuru tahtası.  Background:Alt yapı, Arkaplan.   Brifing :Bilgilendırme.  Bilakis:Aksine.  Bye bye:Hoşça kal.  Branş:Dal, alan.  Bilhassa:Özellikle.   Babi Ali:Osmanlı Hükümeti.Bolşevik:Çoğunluk. Billurlaşma:Marksbilimsel terim. Emek birikimi.
 
Cemiyet:Toplum, dernek.  Casusbelli:Ülkelerin, önceden kendini savunma eylemi.   Compleks:Karmaşık.  Center:Merkez.  CV:Özgeçmış.   Catering:İkram, yemek hizmeti.  Contekst:Bağlam.  Cefakar:Eziyet eden.  Cefakeş:Eziyet Gören.  Cool:Harika, mükemmel.  Check:Kontrol.  Corner:Köşe.  Check etmek:Denetlemek.   Computer:Bilgisayar.   Caytgan:Şeytan. 
 
Çelişki:İkilem.   Çor:Kötü ruh 
 
Dualizm:İkicilik.  Dua:Yalvarı.  Diplomasi:Dış siyaset.  Detay:Türkçe değil, Türkçe'de kullanılmamalıdır.  Dejenere:Bozulmuş, yoz.  Deklarasyon:Bildiri, bildirge. .Departman:Bölum.  Döküman:Belge.  Damping:Indirim.    Defans:Savunma.  Dejenere:Bozulmuş.  Dejenerasyon:Bozulma.   Deklarasyon:Bildiri.  Depresyon:Bunalım, çökuntu.  Duayen:Sanat, meslek piri.   Dubleks:Iki Katlı.  Dansör:Erkek dansçı.   Delalet:Yol gösterme.  Dalalet:Yoldan şaşma.  Deklare:Bildirme.   Data:Veri.  Download:İndirme.  Dizayn:Tasarım.  Driver:Sürücü.  Dizaynir:Tasarımcı.  Deadline:Sure sonu.  Deep freez:Derin dondurucu.   Demo:Tanıtım.  Discjokey:Radyo sunucusu.   Dansöz:Kadın dansçı.   Devalüe:Değer düşürme.  Diyalektik:Dialog, karşılıklı konuşma ve tartışma sanatı..  Alkış:Yakarı, dua 
Ekümenlik: El:İnsanın doğral ve ilk aleti.   İnsana akıl veren örgen.  Etnik:Budunsal, kavimsel.  Entegre:Bütün.  EOKA :Rumca:Ethniki Organosis Kyprion Agoniston, Türkçe:Kıbrıslı Savaşçılar Milli Organizasyonu.  E-Mail:E-Posta.   Exit:Çıkış.  Elimine:Eleme.  Emergency:Acil.  Ekstra:Fazladan.   Ekipman:Donanım.  Enformasyon:Danışma.  Enteresan:Ilginç.   Eksper:Uzman, bilirkişi.  Ezoterik:Gizlemli.  Entegre:Bütünleşme.   Efor:Çaba.  Ekonomik class:Hesaplı sınıf.  Ekstre:Hesap özeti.  Empoze:Dayatma.  Entegrasyon:Uyum.  Eşgal:Işler.   Emprezyonizm:İzlenimcilik.   Evlikan:Yer tanrısı.  Erdenay:Cebrail.  Ece:Babaanne.  Empati veya eşduyum, bir başkasının duyguları, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirme.  
 
Faşizm:Azgın sermaye (anamal) sahiplerinin emekçi kitleleri üzerine yaptığı yoğun ve kanlı diktatörlük.  Felsefe:Bilgi sevgisi.  Full:Tam, dolu.   Fastfood:Ayaküstü.  Final:Sonuç.  Finiş:Bitiş, varış.  Flaş:Çarpıcı, önemli.  Format:Biçim.  Fast-Food:Yolüstu lokanta.  Feedback:Geribildirim.  Full-time:Tam gün, tam zamanlı.  Faks:Belgegeçer.   Faul:Yanlış, hata.  Festival:Şenlik.  Filtre:Süzgeç.   First class:Birinci sınıf.  Fitness:Sağlıklı yaşam.  First lady:Hanım ağa anlamında kullanılır ancak; İngilizce'de "Hanım Ağa" diye bir kavram yoktur. Bu kelime sadece "Cumhurbaşkanı Eşi" veya "Başkan Eşi" anlamında kullanılır. Hanım Ağa'nın karşılığı "Busines Woman= İş Kadını" veya "Boss=Patron, Sultana".  Finish:Bitiş, varış.  Folklor:Halkbilimi.   Flora:Bahçe çiçekleri.  Fundamentalizm:Bağnazlık, yobazlık.  .    Fizyokrat:Sosyo-Ekonomi.  
 
Gerdek:Çadırlarda yaşayan Türkler, yeni evlenenlere çadır kurarlardı. Evlilerin ilk birlikteliklerini yaşadıkları çadır.  Global:Küresel.  GKK:Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (Mücahit Ordusu).  Galleria:Bedesten.  
 
Hiyerarşi:Aşama sırası.  Hamile:Yüklü (Argo sözcük), insan için asla kullanılmamalıdır.   Eşanlamı:Gebe:Doğuracak.  Haymatlos:Vatansız.  Handikap:Engel.   Hit:Gözde.  Hobby:Merak, uğraş.  
 
Immateryalizm:Özdeksizcilik, materyalist karşıtı.  İmpres:Etkilenmek.  Imitasyon:Taklit.   Imaj:Görüntü, görünüş.  İhtimal:Olasılık.  
 
İnsan:Elleri olan toplumsal hayvan.  İnsanbilim:Antropoloji.  İde:Ruh, tin.  Illegal:Yasadışı.  İmaj:Göruntu, görunuş.  Indeks:Dizin.   İmkan:Olanak.  İzolasyon:Yalıtım.  İnisiyatif:Üstünlük, öncelik.  İrtica:Gericilik.  İstifa:Ayrılma.  İltica:Sığınma.   İtilaf:Anlaşma.  İroni:Dolaylı ve alaylı, mizahi anlatım.    İntihar:İnsanın bilerek kendi kendisini öldürmesi. Ancak; intiharın gerçek nedenleri arasında gizli katiller mutlaka vardır..  İndividüalizm:Bireycilik.  
 
Jet-lag:Biyolojik saat ile toplumsal saat arasındaki fark.  Jenerasyon:Nesil, kuşak.  Jogging:Koşu.  
 
Kapitalizm:Ulusal anamalcılık (sermayedarlık).   Amaç, kardır.   Kapitalist; uluslararası şirket kurarsa, uluslararası kapitalist (emperyalist) olur.  Kemailzm:Mustafa Kemal ATATÜRK öğretisi.   İlkeleri:1.  Devletçilik, 2.  Halkçılık, 3.  Laiklik, 4.  Cumhuriyetçilik, 5.  Devrimcilik, 6.  Millyetçilik (6.  madde, ülkücülük (idealizm, şövenizm ile karıştırılmamalıdır ve Atatürk milliyetçiliği anlaşılmalıdır).  Komunikasyon:Iletişim.   Konsensus:Uzlaşma.  Kriter:Ölçut.  Kampus:Yerleşke.  Koç (Coach):Çalıştırıcı.  Komisyon:Kurul.  Konfirmasyon:Doğrulama.   Konsantrasyon:Yoğunlaşma.  Kreasyon:Yaratım.  Kreatör:Yaratıcı.   Kabil:Olabilir.  Konsensüs:Uzlaşma.  Kuiz (Quiz):Kısa sınav:Okey :Tamam.  Koordinasyon:Eşgüdüm.  Kaos:Karışıklık.  Karambol:Karmaşa.  Kongre:Kurultay.  Konsept:Kavram.  Kontrast:Karşıt.     Kuzey:Gerçek kuzey (coğrafi) değişmez. Yerküre, kutupları birleştiren çizgi ekseninde (yer ekseni) döner. Yeryüzünün yer eksen ile kuzeyde çakıştığı nokta coğrafi kuzeydir. Yerin üzerindeki Kuzey Kutbunun olduğu noktadır. Harita üzerinde ucunda yıldız işareti ile gösterilir. Manyetik kuzey (Pusula kuzeyi) değişkendir. Pusulalarda kuzeyi gösteren ibrenin gösterdiği doğrultudur. Pusula ile ölçülen yön manyetik olduğu ve yeryüzündeki manyetik alanlar bölgeden bölgeye farklılık gösterdiği için, manyetik kuzey o an bulunulan noktaya göre belirlenir. Günümüzde ise manyetik kuzeyin, kuzeybatıya doğru bir eğilimi vardır. Harita üzerinde ucunda yarım ok işareti ile gösterilir. Harita kuzeyi (Grid kuzeyi) depişmez. Haritalarda bulunan kuzey-güney çizgilerinin gösterdiği kuzey yönüdür. Haritaları dikine kesen (meridyene çizilen teğet) çizgilerin başındaki GK harfleri ile belirtilir.  Kilise:Topluluk, birlik.   Kapitülasyon:Ayrıcalık, ödün, dokunulmazlık, taviz, imtiyaz, muafiyet, tekel.   Kardaş:Babada birlik  Karındaş:Anada birlik.  Kargı:Kısa mızrak.  Kerem:Evlerin altında toprağa oyulmuş güneş görmez besin saklama yeri.  Kurgan:Anıt mezar. 
 
Lumpen:Bilinçsiz sınıf.   Sınıfbilinçsizcilik.  Legal:Yasal.  Likit:Akışkan, sıvı.  Literatür:Yazın, edebiyat.  Link:Bağlantı, ilişim.  Lanse etmek:Öne sürmek.  Life style:Yaşam biçimi.  
 
Monoteizm:Tek tanrıcılık.  Müzakere:Akıl almak, başvuru.   Marksizm:Marksbilim, marksist öğreti.  Mülteci:Sığınmacı.  MAP:Milliyetçi Adalet Partisi.  Mantalite:Anlayış, zihniyet.  Monoton:Tekduze.   Marj:Pay.  Marjinal:Sıradışı.  Mega:Büyük, dev.  Minimum:En az.  Market:Bakkal.  Mafya:Eşkiya.  Picnic:Mesire, kır gezintisi.   Mönu:Yemek çeşitleri.   Mahsur:Kuşatılmış, sınırlı.   Mahzur:Sakınca, zarar.   Muhabere:Haberleşme.  Muhasebe:Hesaplaşma.  Muharebe:Küçük savaş.  Musahabe:Söyleşi.  Mutehassıs:Uzman.  Mütevazi:Alçakgönüllü.   Mesela:Örneğin.  Mikro:Küçük.  Maç:Karşılaşma.  Makro:Geniş.  Maksimum:En çok.  Metot:Yöntem.  Metropol:.   Anakent.   Motivasyon:İsteklendirme.  Mega kent:Büyükşehir.  Masör:Erkek masajcı.  Matine:Gündüz gösterimi.  Masöz:Masajcı kadın.  Mürteci:Gerici.  Mütehassis:Duygulanma.  Mütevazi:Eşit.   Mebus:Millet vekili. Mutlak Sıfır:Atomlar -273 °C'de titreşme yapmazlar. Buna bağlı olarak da bu sıcaklıkta bir direnç göstermezler. Çünkü direnç, maddenin cinsine bağlı olduğu gibi sıcaklığa da bağlıdır. Kuantum fiziğinde bir molekülün en düşük enerji düzeyinde bile bir titreşme hareketi yapar. -273 °C'de bile bir molekül mutlaka titreşecektir ve bir dirence sahip olacaktır.
Her maddenin atomları en düşük sıcaklıkta bile titreşirler. "Sıfır noktası hareketi" olarak adlandırılan bu olay tamamen bir kuantum etkisi. Bir cismin hareket etmemesi, hızının sıfır olması anlamına gelir, yani hızda herhangi bir belirsizlik yoktur. Belirsizlik ilkesine göre konum ve hızdaki belirsizliklerin çarpımı belli bir değerden büyük olmak zorunda. Bu durumda konumun belirsizliğinin sonsuz olması gerekir. Eğer elinizde tuttuğunuz bir maddenin atomlarının komşu galakside de bulunabilme olasılığının var olduğuna inanmıyorsanız, böyle bir şeyin olanaksız olduğunu çıkarırsınız. Yani, herhangi bir cismin durması, hangi şart altında olursa olsun, olanaksızdır. Öte yandan, mutlak sıfır sıcaklığı (0 Kelvin ya da -273.15 °C), bir cismin sahip olabileceği en düşük sıcaklıktır. Bir cismin soğuması çevresine ısı vermesiyle olanaklıdır. Cisim en düşük enerjiye sahip olduğu anda 0 Kelvin sıcaklığına erişmiş demektir. Artık bu noktadaki bir cismi daha da soğutmak olanaksızdır. En düşük sıcaklık, en düşük enerjidir. Mutasarrıf:Sancak.  Müstemleke:Sömürge. Müddeiumumi:Başsavcı, savcı.  Madde:Nesnel gerçeklik. 
 
Narsizm:Kendine aşık olmak.  Network:Bilişim ağı.  Nominal:Saymaca.  Non-Stop:Durmaksızın, duraksız.  Nüfuz:Sözü Geçme, Saygınlık.  Natir:Hamamda yıkayan kadın.   Natürel:Doğal.  Nostalji:Özlem.  No-frost:Karlanmaz.   Nüfus:İnsan(lar).   Nazır:Bakan. Nazar:Bakış.Neolitik:Cilalı taş.   Naturalizm:Doğacılık.  
 
Oportünizm:(İdarei Maslahat) Hale göre davranmak, dönek, kararsız, tutarsız.  Online:Çevrimiçi.   Oley Oley:Yaşa, varol.   Over Night:Gecelik.  Outline:Taslak, ana hat.  Objektif:Nesnel, tarafsız.  Optimist:İyimser.   Objektif:Nesnel.  Ordövr:Ön yemek.  Okey:Pekala, olur.  
 
Özdek:Madde.  ÖRP:Özgürlük ve Refah Partisi  Öktem:Çadırı ayakta tutan ana direk.  Öksüz:Annesi ölen. 
 
Politeizm:Çok tanrıcılık.  Prosedür:İzlek.  Paradoks:Çelişki.  Platform:Alan.  Proleterya:İşçi sınıfı.  Partenojenez:Bakir doğum.  Perspektif:Bakış açısı.  Printer:Yazıcı.  Prezantasyon:Sunum.  Part-Time:Yarı Zamanlı.  Panorama:Görunum.  Patent:Buluş.  Periyot:Dönem.   Popüler:Sevilen, rutulan.  Pres:Baskı.  Prezantasyon:Sunuş.   Prime Time:Çok izlenen.  Profil:(Yan) Görünüş .  Prosedür:İzlek.   Proses:Süreç.  Protokol:Tören düzeni, sözleşme.  Prototip:İlk örnek.  Pasif:Edilgen.  Primitiv:İlkel.  Provoke:Kışkırtma:Partner :Eş.  Paradoks:Çelişki.  Parametre:Değişken.  Pasif:Edilgen.  Periyodik:Süreli.  Polemik:Tartışma.  Pozisyon:Durum.  Prezantabl:Hoş, seçkin.  Prodüksiyon:Yapım.  Prodüktör:Yapımcı.  Promosyon:Tanıtım.  Provokasyon:Kışkırtma.  Provokatör:Kışkırtıcı.  Prömiyer:İlk gösteri.  Poşet:Torba.  Prestij:İtibar, saygınlık.  Platform:Alan.   Plaza:İş hanı.  Print out:Çıktı.   Pesimist:Karamsar.   Praksis:İnsanın; doğa, bilim ve toplum alanındaki nesnel etkinliği.   Prusya:Alman krallığı..  Pozitivizm:Deneysel bilgicilik.    
 
Rasyonel:Akılcı.  Rasyonelizm:Akılcılık.  Realist:Gerçekçi.  Rehebilitasyon, reform:İyileştirme (devrim ile karıştırılmamalıdır).  Refüse etmek:Reddetmek Realize etmek:Gerçekleştirmek.  Relax Olmak:Rahatlamak.  Reel:Gerçek.   Realite:Gerçeklik.  Refüj:Orta kaldırım.  Rölanti:Yavaşlatma.  Radikal:Kökten.  Rehabilitasyon:İyileştirme.  Resepsiyon:Kabul töreni.  Restorasyon:Onarım.  Revize:Yenileme.   Rical:Devlet adamları, erkekler. Revizyonizm:Değişiklik.  
 
Sosyalizm:Toplumculuk.  Sağcılık:Gericilik.  Solculuk:Goşizm (sağa göre biraz ilerici).  Soykırım (soykırımı):Siyasal ya da dinsel ereklerle, ırk ya da dince ayrı bir insan topluluğunu ortadan kaldırmayı amaçlayan öldürüm.  Sevgili:Sevdiğiniz.   Start Almak:Başlamak.  0 (Sıfır): Save:Kaydetme.   Slayt:Yansı.  Seksiyon:Bölum.  Sempatik:Canayakın.  Sezon:Mevsim.   Shopping center:Alışveriş merkezi.  Sponsor:Destekçi.  Spontane:Doğaçlama.   Showman:Gösteri Adamı.  Skorboard:Sayı Tabelası.  Suare:Gece Gösterimi.   Sekurity:Güvenlik.  Star:Yıldız.  Sabotaj:Baltalama.   Shop, store:Dükkan.  Show:Gösteri.  Show room:Sergi, gösteri yeri.  Spiker:Sunucu.  Spesiyal:Özel.  Sübjektif:Öznel.   Spekülatör:Vurguncu.  Sempatik:Sevimli, cana yakın.   Semitizm:Yahudicilik.  Spontane:Kendiliğinden.   Sübvansiyon ya da destekleme, devletin kişi ya da kurumlara mal, para veya hizmet olarak yaptığı karşılıksız yardım. Sosyal demokrat:Sağcı toplumculuk.   Savçı:Peygamber.  Sagu:Ağıt.  Selma:Uzun, uzun kadın. 
 
Şey:Bilinçsiz varlık.  Şeytan:Tanrı'nın karşıtı. 
 
Teokratik:Din devleti.  Teizm:Tanrıcılık, tanrıbilim.  Toplumsal Delilik:Toplumsal hatalı uyum, uygulama:Örnek:Almanlar'ın Hitler''e uyması...  Türkiye'nin; Kenan EVREN anayasasına "evet" demesi..  Toplumsal Bilinç:Toplumsal ortalama bilinç.  TMT:Türk Mukavemet Teşkilatı.  TBK:Türk Barış Kuvvetleri  Tolere etmek:Hoş görmek.  Trend:Eğilim.  Teyp:Kasetçalar.  Timing:Zamanlama.   Tripleks:Uç Katlı.  Tahlil:Çözumleme.  Taktir:Damıtma.  Teamul:Alışılmış uygulama.  Tellak:Hamamda Yıkayan erkek. Tabii:Doğal.  Tahrifat:Bozma. Tabi:Bağlı, bağımlı. Tahribat:Yıkma.  Tekdir:Değer biçme. Tefriş etmek:Döşemek. Tehdit:Gözdağı.  Tellal:Duyuran kişi. Temayül:Eğilim. Tahdit:Sınırlama.  Tecrübe: Deneyim. Tabiye: Uyruk.  Tarihsel ve toplumsal gelişme: İnsan doğa yaratığıydı. Gereksinimini karşılamak için doğayı kullandı. Ağaçtan ev yaparak doğayı kullanarak değiştirirken, kendini de geliştiriş değiştirdi. İnsan gereksinimini karşılamak için bir takım ürünler üretir. Bu ürünler yeni gereksinimlerin doğmasına neden olur. İşte, toplumsal ve tarihsel gelişme budur. Taylorazisyon:Zincirleme çalışma.   Temren:Ok başlığı.  Tutsu, tutsuk:Söz verme. 
 
Umumi:Genel.
 
Ürkü:Panik.  Üniversite:Genel bilgi.  
 
Vülger:Kaba (ekonomi). Vandalizm:İnsanlık değerlerini yıkma, bozma, yok etme, değer yıkıcılığı. Vizyon:Gösterim. Villa:Köşk. Versiyon:Surum, uyarlama.  Van der Waals Kuvveti:Birbirine milimetrenin binde biri kadar yakın olan moleküller arasında ortaya çıkan elektrostatik çekim kuvveti. Yapıştığı sonucuna vardı. Van der Waals Kuvveti sadece cisimler arasındaki aralıkla ilgilidir ve çevresel etmenlerden etkilenmez.
 
Yaptırım:Zorla (anlaşma, antlaşma).  Yabancılaşma:Tarihsel gelişme sürecinde çeşitli ürünler ortaya çıkarır. İnsan bu ürünler arasında kendini de kaybeder. Varsıllaşırken para ortaya. çıkar. Bu ürünler, insanın yarattığı şeyler olduğu halde, insana karşı olur. İnsanı esir alır. Para, ekonomik yabancılaşmayı yaratırken, varsıllık; toplumsal yabancılaşmayı yaratır. Sonuç: Emperyalizm. Parayı yaratan insan, paranın oyuncağı olur. İnsan tarafından yaratılan, başlangıçta iyi gibi görülen şeyler, zamanla o kadar kutsanır ki, insan, kendi yarattığının altında ezilir. İnsanın kendi yaratıığından kopması, bunları kendi dışında birer soyut varlık, üstün birer güç gibi görmesi, bunların karşısında kendi kişiliğinden, insanlığından olması, bunların esiri olmasıdır.Dinler buna örnek gösterilebilir. İnsan; tanrıyı yaratır, sonra da onun esiri olur. İnsana özgü yaratıcılığın, tanrıda görülmesi, ona aktarılmasıdır. Tanrıyı yaratan insan oludğu halde, sanki; tanrı, insanı yaratmış gibi görülür.  Yog:Türklerde ölüyü 3 gün bekleterek gömmeye hazırlama töreni.  Yetim:Babası ölen.  Yalvaç, yalavaç:Peygamber. 
 
Zade:Oğlu.  Zede:Zarar görmüş. Zevat:Kişiler.
 


Burası EVRENSEL site...
Bağımsızlıktan yana
Halkımıza ait...
Yani sizin siteniz...

Burada olmasını istediğiniz sözcükleri
"Sözcük Öneriniz"
butonunu tıklayarak bize sözcük gönderiniz.
Sayfanın sitenizde olmasını isterseniz...
"Kod Oluştur" butonunu tıklayınız....
Açılan sayfadaki "Kodu Kopyala" ile
kopyalayarak yeni bir not defterine yapıştırınız ve
kendiisminiz.htm olarak kaydediniz..

hazreti net