Başlangıçta bu ne kadar doğru bir söz olmakta...
Ama doğru değil...
Eğer doğru olsaydı;
Atatürk’ün fikirleri ile Hitler'in fikirlerine de aynı saygıyı mı göstermemiz gerekirdi.
Her ikisi de liderdi.
Birisi saldırgan, milyonlarca insanın katili ve ülkesini ikiye böldü.
Birisi de savunmacı, yapıcı, yaratıcı, akımlar sözlüğünde Kemalizm’i ve yepyeni bir ülke yarattı.
Bu iki lidere de aynı saygıyı mı duyacağız?
Eğer aynı saygıyı gösterirsek; sokaktaki bir serserinin, sarhoşun, katilin de kendine özgü fikirleri olacaktır. Onlara da aynı saygıyı göstermemiz gerekecektir.
Evrensel düşünen bir insanın fikirlerine karşı bir çeşit saygısızlık olmaz mı?
Biz, düşünceye mi, insana mı saygı göstermeliyiz, önce buna yanıt verelim. Daha sonra da hangi insanın düşüncesine saygı göstereceğimize karar veririz.
Saygı duyduğumuz bir düşünceyi de uygulamamız gerekir.
Uygulamadıktan sonra, o düşünceye saygı duymanın da hiçbir anlamı yoktur.

Yalnızca EVRENSEL DÜŞÜNCEye saygı duymalıyız...

BİR DELİNİN DÜŞÜNCELERİ adlı eserden alınmıştır.