Bir gün ben gazetede, hacca giden hacılarımızla ilgili bir haber okurken, postacı askerde olan oğlum Yılmaz’dan bir mektup getirir. Bu mektup aslında küçük oğlum için yazılmıştır. İçinde 4 satırı zor geçer bir mektup da benim içindir. Şimdi oğluma yazdığım mektubumu birlikte okuyalım:

Yılmaz Oğlum;

Yılmadan yazdığın mektubunu ben de yılmadan okudum.
Mektup yazdığına, öğrettiklerimi aynen yaptığına çok sevindim.
Herkes babasından öğrendiklerini yapar.
Ben de babamın bana öğrettiği beş zaman namazımdan başka; kaza, teravih, bayram, korku, cenaze ve NAFİLE namazlarımı kılıp sana bol bol dua gönderiyorum. Bilmem alıyor musun?
Yalnız dualarımda bir kesinti oldu. Bir ikindi namazını kaçırdım. Akşamdan biraz fazla içtiğimden yorgundum. Peşine düştüysem de yetişemedim. İşte, bu namazım kazaya kurban gitti. Başkaca da kurbanımız olmadı.
Kurban olduğum kurban bayramını kurbansız geçirdik. Ama üzülmedim. Çünkü gazetede okuduğuma göre, bizim hacca giden Hacivat hacılarımız bol bol kurban kesmişler. Bu bolluk o kadar fazlaymış ki, 3.000 koyunu kuma gömmüşler. Bu 3.000 koyunun 1'ini bize, diğer 2.999'unu da Afrika'daki açlara sayarsak kurbanlar tamam. Fakat 17 hacımızı da Şeytan’a kurban verdik.
Bu kurban olayı şöyle olmuş: Sayın hacca giden Hacivat hacılarımız Şeytan’ı taşlarken, Şeytan’ı taşlama işini paylaşamayan hacılarımız tarafından ezilerek kurban olmuşlardır.
Geçen yıl da bir bakanımız deve tarafından ısırılarak gazi hacı olmuştu.
Bu Şeytan’ı taşlama işi aynen şöyle olmaktadır: Hacca giden sayın hacılarımız ellerine aldıkları taşları Şeytan’a atarlar. Şeytan da, sayın hacılarımız fazla yorulmasınlar diye önlerinde saygı ile bekler. Bu Şeytan’ı yalnızca hacılarımız görür. Diğer insanların ve bilimin gözü kör olduğundan onlara ne gözükür ne de taşlasınlar diye önlerinde bekler.
Gözlerinden öperim.

Yukarıdaki mektup oldukça düşündürücüdür. Mutlaka birkaç kez okunmalıdır. Her okunuşta daha da anlamlı olacaktır. Yukarıdaki olayda, Şeytan’ı taşlama işinden ölen hacılarımızla ilgilidir. Yollarda kaybettiklerimiz hesapta yoktur.
Yıl 2006. Yine aynı gazete ve bir başka haber. Özetle:’’HAC’DA FACİA
Yine Şeytan’ı taşlama, yine izdiham. 367 ölü, çok sayıda da yaralı. (Star, 13 Ocak 2006).
Tanrı’nın yarattığı Şeytan doymak bilmiyor. Bizimkiler de akıllanmak… 

BİR DELİNİN DÜŞÜNCELERİ adlı eserden alınmıştır.